PP-244 | Sağlık personelinin avian influenza (kuş gribi) konusunda bilgi, bilinç ve tutum düzeyinin değerlendirilmesi

Çultu Kantaroğlu Öge, Yıldırım İnci, Ceyhan Mehmet
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Ünitesi, Ankara

GİRİŞ-AMAÇ

İnfluenza insanlarda uzun yıllardan beri enfeksiyona ve milyonlarca ölüme sebep olabilen bir hastalıktır. Geçtiğimiz yüzyıl içerisinde ortaya çıkan üç büyük influenza epidemisinde; 1918 yılında H1N1 tipi ile “İspanyol Gribi”, 1968 yılında “H2N2 tipiyle “Asya Gribi” ve 1975 yılında ise “H3N2” tipiyle “Hong-Kong Gribi” adıyla milyonlarca insanın ölümüne yol açtığı için bilim dünyasında en çok ilgi duyulan hastalıklar arasındadır (1). Son birkaç yıl içerisinde kanatlı hayvanlardan insanlara bulaşan ve oldukça fatal seyreden Avian İnfluenza (kuş gribi) aslında dünya üzerinde devam etmekte olan influenza aktivitelerinden sadece biridir. Çünkü 60-70 yıl önce saptanan vakaların örneklerini moleküler genetik yöntemlerle incelenmesinde influenzanın zaten kanatlı hayvanlardan bulaşan bir hastalık olduğu anlaşılmıştır, yani bugün mevsimsel grip diye adlandırdığımız hastalık da aslında yıllar önce kuşlardan insana bulaşmış, ancak virus insandan insana bulaşma özelliği kazandığı için takip eden dönemde solunum yoluyla insandan insana bulaşan bir hastalık halini almıştır (2).

Son birkaç yıl içinde Uzakdoğu Asya’dan başlayarak ülkemizi de içine alan bölgede görülen avian influenza da şu anda kanatlılardan insana bulaşabilen, ancak önümüzdeki yıllar içerisinde insandan insana bulaşma potansiyeli taşıyan bir tehlikedir. Kuş gribi ülkemizde 2005 yılı sonbaharında ilk olarak Trakya bölgesinde kanatlı hayvanlarda görülen, aynı yılın Aralık ayının sonlarında ise Doğu Anadolu bölgesinden başlayarak ülkemizin tamamına yakınında fatal insan enfeksiyonları ile devam eden epidemi gerek ülkemizde gerekse de uluslararası alanda büyük ilgi uyandırmıştır (1), bu süre içerisinde kuş gribi salgını nedeniyle dört çocuk yaşamını yitirmiş çok sayıda insan da hastalık şüphesiyle yataklı sağlık kuruluşlarında takibe alınmıştır.. Yabani kuşların göç zamanı dikkate alındığında, ülkemizde sonbahar sonu ve kış başlarında ortaya çıkması muhtemel yeni bir kuş gribi salgınının, virusun insandan insana bulaşma özelliği kazanması halinde yüzbinlerce insan ölümüne yol açma riski vardır. Böyle bir epidemi ortaya çıkarsa Dünya Sağlık Örgütü’ nün hazırladığı en iyimser senaryolara göre, çok kısa bir zaman dilimi içerisinde, dünya çapında 233 milyon hasta polikliniklere başvuracak, 5.2 milyon hasta hastaneye yatacak ve 7.4 milyon ölüm gerçekleşecektir (3,4). Her ne kadar Sağlık Bakanlığı aşı ve ilaç temini konularında gerekli önlemleri almışsa da ortaya çıkabilecek bir salgının önlenmesi ya da boyutlarının büyümesinin engellenmesi için temel koşul sağlık personelinin ve halkın bilinçli olması ve gerekli bilgilerle donatılmış olmasıdır.

Bu nedenle ülkemizde üçüncü basamak sağlık merkezi olarak hizmet veren bir üniversite hastanesi olan Hacettepe Üniversitesi İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesi’ nde sağlık personelinin kuş gribi hakkındaki bilinç ve bilgi düzeylerini saptamak amacıyla bu anket çalışması yapılmıştır.


YÖNTEM-GEREÇLER

Hacettepe Üniversitesi İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesi’nde görev yapan intern, asistan, çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı ve hemşirelere aşağıdaki soruları içeren anket formları dağıtılmış ve cevaplamaları istenmiştir.

1. Hastanedeki göreviniz nedir?

2. Kuş gribi hakkındaki bilgileri nereden edindiniz?

3. Kuş gribi hastalığının sebebi nedir?

4. Kuş gribi insana hangi temaslarla bulaşabilir?

5. Kuş gribi insandan insana bulaşırsa toplumda ortaya çıkacak salgında altı içinde ülkemizde görülebilecek toplam ölüm sayısı sizce tahmini olarak ne kadardır?

6. Kuş gribinden sonra yeme alışkanlıklarınızdaki değişiklikler neler oldu?

7. Kuş gribinden korunmak için hangisi en uygun tavuk pişirme yöntemidir?

8. Kuş gribinden korunmak için hangisi en uygun yumurta pişirme yöntemidir?

9. Aşağıdakilerden hangisi ya da hangileri kuş gribinden korunmak için etkili korunma yöntemleridir?

10. Aşağıdaki temaslardan hangisi sizce kuş gribi açısından riskli temastır?

11. Riskli teması olan bir kişi hastaneye başvurduğunda aşağıdakilerden hangisini yaparsınız?

12. Kuş gribinde osetalmivir (Tamiflu) aşağıdaki hangi durumlarda etkilidir?

13. Grip aşınız var mı?

14. Grip aşısı kuş gribinden korur mu?

Ankete 36 intörn doktor, 64 pediatri asistanı, 13 pediatri uzmanı ve 55 hemşire olmak üzere toplam 168 sağlık personeli katılmış ve tamamı sorulara cevap vermiştir.


BULGULAR

Sağlık personelinin bilgi edindiği kaynaklar incelendiğinde medyadan en çok faydalanan grubun hemşireler olduğu (hemşirelerin % 62’si), buna karşın doktorların (%39-%43) daha çok panellerden bilgi sahibi oldukları görülmektedir (Şekil 1).

Kuş gribi etkenini sorduğumuzda tüm sağlık personelinin % 15’inin fikrinin olmadığını, bunun yanında uzman doktorların % 85, asistan doktorların % 47, intern doktorların % 64 ve hemşirelerin % 33 oranlarda etkeni ‘yeni bir avian influenza virusu’ olarak tanımladıklarını görmekteyiz (Şekil 2).

Sağlık personelinin ‘hastalığın insandan insana bulaşı olursa’ olası ölüm sayısı hakkındaki tahminlerine yönelik soruda tüm gruplarda, 6 haftada 100.000’in üzerinde ölüm olabileceğini bilinmiştir.

Sağlık personelinin yeme alışkanlıklarında, kuş gribi vakalarından sonra değişiklik olup olmadığına dair sorularımızda sadece uzman doktorların %8’i, hemşirelerin %9’u, asistan doktorların %12’si, intörn doktorların %15’inin tavuk eti ve yumurta tüketiminde değişiklik olmadığını görüldü (Şekil 5).

Sağlık personelinin tüm gruplarında en uygun tavuk ve yumurta pişirme yöntemi olarak haşlama şeklinin tercih edildiği görüldü.

Kuş gribini önlemede uygun yöntemler sorgulandığında sağlık personelinin büyük çoğunluğu kümes hayvanlarının itlafını etkili yöntem olarak görürken Şekil 8’de de görüldüğü gibi bir kısım sağlık personeli osetalmivirin (Tamiflu®) ve grip aşısının da koruyucu olduğunu düşünmektedir.

Kuş gribi bulaşı açısından riskli temaslar sorulduğunda hemşirelerin % 19’u, asistan doktorların %13’ü, intörn doktorların % 7’si, uzmanların % 9’u kuş gribi hastasının odasına girmekle veya bakımını yapmakla bulaşmanın gerçekleşebileceğini (insandan insana bulaş) düşünmektedir.

Semptomu olmayan ama riskli temas öyküsü olan kişiler başvurduğunda asistan doktorların % 48’i, hemşirelerin % 73’ü, intörn doktorların % 72’si ve uzmanların % 50’si ilaç tedavisi başlayıp bu kişilerin hastaneye yatırılmasının uygun olduğunu düşünmektedir.

Sağlık personeli içinde, uzmanların % 46’sı, asistan doktorların % 50’si, intörn doktorların % 8’si ve hemşirelerin de % 16’sının grip aşısının olduğu, büyük çoğunluğun aşısız olduğu görülmektedir (Şekil 12).

Hemşirelerin %11’i dışında sağlık personeli çoğunluk olarak grip aşısının kuş gribinden korumadığını düşünmektedir.




şekil-1



şekil-12



şekil-2



şekil-3



şekil-8



TARTIŞMA

Sağlık personelinde son sınıf öğrencileri ve hekimlerin konu ile ilgili bilgileri esas olarak bilimsel toplantı ve panellerden elde ettiği gözlenirken, hemşirelerin bilgi kaynağının genellikle medya olduğu görülmüştür (Şekil 1). Yani hemşireler için daha fazla bilimsel toplantının düzenlenmesi gerektiği görülmektedir.

Hastalığın nedeni ile ilgili soruya verilen cevaplarda çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanları da dahil olmak üzere önemli sayıda sağlık personelinin bilgi sahibi olmadığı dikkati çekmektedir ( Şekil 2). Bu da sağlık personeline yönelik eğitim çalışmalarının arttırılması ihtiyacını göstermektedir.

Hastalığa neden olan temas tipleri ile ilgili bilgi genellikle yeterlidir (Şekil 3).

Tavuk ve yumurta pişirme yöntemleri ve korunma yöntemleri ile ilgili görüşler genellikle yeterli düzeydedir ama sağlık personelinin önemli bir kısmının kuş gribi epidemisinden sonra yeme alışkanlığını değiştirdiği (tavuk ve yumurta tüketenlerin de markalı ürünleri tercih ettiği) görülmektedir (Şekil 5). Bir kısmı gereksiz şekilde tavuk tüketiminden vazgeçmiştir. Bu da ülkemizin tavukçuluk sektörü açısından düşündürücü bir sonuçtur.

Halk kuş gribi ile yeni tanışmıştır, ancak bu yeni bir hastalık değildir. Yirminci yüzyıl içerisinde ortaya çıkıp milyonlarca insanın ölümüyle sonuçlanan üç büyük epidemiye yol açan influenza viruslerinin de kuşlardan bulaştığı gösterilmiştir (2). H5N1 virüsü de önceki pandemi virüsleri gibi insandan insana bulaşma özelliğine sahip olursa Dünya Sağlık Örgütü’nün tahminlerine göre bir epidemi sırasında 7.4 milyon insanın ölümüne neden olacaktır (3,4). Sağlık çalışanlarının % 67’sinin hastalığın potansiyel tehlikesiyle ilgili bilgi sahibi olduğu görülmüştür.

Bilgi düzeyinin yetersiz olduğu bir başka konu da riskli temaslarla ilgilidir. Önemli sayıda sağlık personeli hastalığın insandan insana direk temas yoluyla bulaştığına dair yanlış bir görüşe sahiptir (Şekil 9). Kuş gribinin şu anda insandan insana bulaşabileceğine dair bir bilgi yoktur, ancak bulaş gerçekleşirse kısa süre içerisinde binlerce insanın ölmesi söz konusudur (5) ve böyle bir epideminin önlenmesinde ve ortaya çıktığında büyümesinin durdurulmasında üç temel faaliyetin birlikte yürütülmesi gerekir; sağlık çalışanlarının koruyucu ve hastalara yönelik tedavi faaliyetleri, tarım sektöründe çalışanların kanatlı hayvanlardaki hastalığın önlenmesine ve insanlara bulaşmasına yönelik faaliyetleri, halkın bilinçlendirilmesi ve tutumunun doğru yönde değiştirilmesine yönelik faaliyetler.

Sağlık Bakanlığı’nın epidemi sırasında sağlık personeline karşı çok sayıda uyarısı olmasına rağmen riskli kişilerin bakımı ile ilgili yanlış inanışlar vardır. Tüm gruplardaki sağlık personelinin çoğunluğu gerekli olmadığı halde semptomu olmayan ancak riskli temas öyküsü olan kişilerin hastane yatırılarak izlenmesi gerektiğini düşünmektedir (Şekil 10). Osetalmivirin kullanım endikasyonları ise sağlık personeli tarafından çok daha iyi bir biçimde bilinmektedir (Şekil 11).

H5N1 virusünün insandan insana bulaşma özelliği kazanmasında en önemli faktörlerden birinin bu özelliği taşıyan ve mevsimsel influenzanın etkeni olan H3N2 virüsü ile aynı insanda karşılaşması olduğu bildirilmektedir (7). Bu nedenle epidemini görüldüğü ülkelerde influenza aşısının uygulanması son derece önemlidir. İlginç bir konu da sağlık personeli için bir meslek hastalığı olarak kabul edilen ve genellikle hastanemizde ücretsiz olarak uygulama olanağı sağlanan grip aşısının sağlık personelinin çoğu tarafından yaptırılamamış olmasıdır (Şekil 12). H5N1 virüsünün herhangi bir insanda (karşılaşma riski düşünüldüğü zaman çoğu zaman sağlık personelinde) mevsimsel influenza hastalığına sebep olan H3N2 influenza virüsü ile karşılaşmasının virüse insandan insana bulaşma kapasitesi kazandıracağı düşünüldüğünde toplum sağlığı için sağlık personelinin grip aşısı yaptırmamasının risk oluşturduğu açıktır. Sağlık personelindeki bu tutum geleceğe yönelik problemler açısından son derece tehlikelidir.




şekil-10



şekil-11



şekil-5



şekil-9



KAYNAKLAR

1. Ceyhan M. Avian influenza (kuş gribi, tavuk vebası): yaşadığımız bir salgının ardından. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Dergisi 2006;49:81-89.

2. Sharp PA. 1918 flu and responsible science. Science 2005; 310:17-26.

3. Badar A. Are we prepared for influenza pandemic? J Ayub Med Coll Abbottabad. 2005;17(3):1-2

4. Van Dalen PJ, Wijdenes C. Preparing for the next influenza pandemic. Neth J Med 2005;63:337-376

5. Samaan G, Patel M, et al. Rumor Surveillance and Avian Influenza H5N1. Emerging Infectious Diseases 2005;11: 463-466.

6. Park M-S, Steel J, et al. Engineered viral vaccine constructs with dual specificity: Avian influenza and Newcastle disease. PNAS 2006;103:8203-8208.

7. Lye DCB, Nguyen DH, et al. Practical management of avian influenza in humans. Singapore Med J 2006; 47:471-475.