PP-176 | Çocukluk dönemi pilonidal sinüs hastalığı deneyimimiz

Ötgün İbrahim, Ezer Semire Serin, Yiğiter Murat, Çelik Mustafa, Arda İrfan Serdar, Oğuzkurt Pelin, Hiçsönmez Akgün
Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı

GİRİŞ-AMAÇ

Pilonidal sinüs hastalığı (PSH), en sık sakrokoksigeal bölgede gözlenen, günlük aktivite ve yaşam kalitesini bozan bir hastalıktır. Tedavisinde çok sayıda tanımlanmış konservatif ve cerrahi yöntem olmasına karşın yineleme oranı hala yüksektir. Literatürde, çocukluk çağında yapılmış çok az çalışma vardır1-3. Bu çalışmada PSH nedeniyle kliniğimizde tedavi edilen olguların sonuçları ve deneyimlerimiz sunulmaktadır.


YÖNTEM-GEREÇLER

Kliniğimizde 2001- 2006 tarihleri arasında, PSH tanısıyla tedavi edilen 30 olgunun verileri geriye dönük olarak değerlendirilmiştir. Olgular yaş, cinsiyet, vucüt kıllılığı, vücut kilo indeksi (VKİ), yapılan ameliyat tipi, hastanede yatış süresi, kullanılan antibiyotik ve yineleme açısından araştırılmıştır.


BULGULAR

Olguların 18’i (%60) erkek, 12’si (%40) kızdı. Yaş ortalaması 15,4±1,3 yıldı. VKİ hesaplamasına göre olguların 17’si (%57) normal, 9’u (%30) kilolu, 4’ü (%13) aşırı kiloluydu. Hastaların %53’ü orta, %43’ü ileri derecede kıllı bir cilde sahipti (Tablo 1). Olgulara en-blok eksizyon ve primer kapama, ya da flepli onarım yapıldı. Yineleyen olguların üçü kilolu, ikisi aşırı kiloluydu(Tablo 2). Hastaların tümünde ameliyat öncesinde başlanan geniş oylumlu antibiyotikler ameliyat sonrasında da en az 1 hafta süreyle kullanıldı.




Tablo 1.

Hastalar ile ilgili verilerin dökümü


Tablo 2.

Sonuçlar


TARTIŞMA

İlk kez 1880 yılında Hodges4 tarafından tanımlanan PSH çocukluk çağında enderdir. Etyolojisinde; kıl dağılımı, gluteal oluğun derinliği ve darlığı ile cilt yapısının zayıf olması sorumlu tutulmaktadır5,6. Literatürde çocukluk döneminde PSH’na ilişkin çok az veri bulunmaktadır1-3. Hastalarda aile öyküsü sık olarak bildirilmiştir. Literatürde, yetişkin olgularda yüksek VKİ değerinin patolojinin oluşumu ve tedavi sonrası yinelemede etkin olduğu bildirilmiştir3. Bu konuda çocukluk çağında yapılmış sadece bir çalışma bulunmaktadır1. Çalışmamızda da, yineleyen olguların tamamının kilolu ya da aşırı kilolu olması literatür bulgularını desteklemektedir. Ülkemizde de çocukluk döneminde giderek artan bir sorun olan obezitenin PSH gelişiminde en önemli etkenlerden biri olduğunu düşünmekteyiz. Konservatif yönteme yanıt vermeyen olgularda cerrahi yöntemler uygulanmalıdır7,8. En-blok eksizyon ve primer kapatma en yaygın kullanılan cerrahi yöntem olmakla birlikte yineleme oranı diğer yöntemlerden daha az değildir. Geniş lezyonlarda ya da yineleyen ve süreğen olgularda flepli onarım tercih edilmelidir.


KAYNAKLAR

1.Irfan Serdar Arda, L. Hakan Güney, Sinasi Sevmis, Akgün Hiçsönmez. High Body Mass Index as a Possible Risk Factor for Pilonidal Sinus Disease in Adolescents. World J. Surg. 29, 469–471 (2005)

2.Yücesan S, Dindar H, Olcay I, et al. Prevalence of congenital abnormalities in Turkish school children. Eur. J. Epidemiol. 1993;9:373–380

3.Golladay ES, Wagner CW. Pediatric pilonidal disease: a method of management. South Med, J. 1990;83:922–924

4.Allen-Mersh TG. Pilonidal sinus: finding the right track for treatment. Br. J. Surg. 1990;77:123–132

5.Hodges RM. Pilonidal sinus. Boston Med. Surg. J. 1880;103:485–586

6.Hammer LD, Kraemer HC, Wilson DM, et al. Standardized percentile curves of body-mass index for children and adolescents. Am. J. Dis. Child. 1991;145:259–263

7.Serour F, Somekh E, Krutman B, et al. Excision with primary closure and suction drainage for pilonidal sinus in adolescent patients. Pediatr. Surg. Int. 2002;18:159–161

8.Armstrong JH, Barcia PJ. Pilonidal sinus disease, conservative approach. Arch. Surg. 1994;129:914–917