PP-076 | Yenidoğan dönemi pnömotorakslarındaki deneyimlerimiz

Uzun Hakan1, Aldırmaz Ağartan Canan2, Mindan Gültekin1, Şenses Dursun Ali1, Kocabay Kenan1
1Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, Düzce
2Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı, Düzce

GİRİŞ-AMAÇ

Pnömotoraks (Pnx); rüptüre olan alveolden plevra içi ve mediastinal bölgeye gaz birikimi olup, yenidoğan döneminde solunum sıkıntısı yapan nedenlerden biridir. Normal yenidoğanların yaklaşık %1-2 sinde spontan Pnx gelişir. Ancak buradaki hava kaçakları az miktarda olduğundan hiçbir bulgu vermezler ve kendiliğinden rezorbe olurlar. Hiyalen membran hastalığı (HMH) veya mekonyum aspirasyon sendromu (MAS) gibi akciğer patolojileri varlığında pnömotoraks riski artar. Prematürelerde ise asemptomatik spontan Pnx insidansı daha azdır. Hava kaçaklarının daha fazla olduğu olgularda semptomatik Pnx gelişmektedir ve bu 1000 canlı doğumda bir görülmektedir.

Çalışmamızda Pnx saptanan yenidoğan olguların geriye dönük irdelemesi ve sonuçları tartışılmıştır.


YÖNTEM-GEREÇLER

Hastanemiz yenidoğan yoğun bakım ünitesinde 2003-Ocak 2006 tarihleri arasında solunum sıkıntısı ile yatan ve akciğer grafisinde Pnx saptanan yenidoğan olgularda amnion sıvısında mekonyum olup olmadığı, doğum şekli ve ağırlığı, gebelik haftası ve ek anomaliler belirlendi. Drenaj işlemi için 10 Fr beslenme tüpü kullanıldı.


BULGULAR

2003-Ocak 2006 tarihleri arasında yenidoğan ve yenidoğan yoğun bakım ünitemizde yatan 570 bebekten 7 tanesinde (%1.2) semptomatik Pnx saptandı. Tanı yaşları 10 saat ile 6 gün arasında idi. Hastaların 2 si (%28.6) miadında 5’i (%71.4) pretermdi. Term bebeklerin ortalama doğum ağırlıkları 2700± 140 gr pretermlerin 1866± 367 gr ve gebelik haftası ortalaması 32.8 ± 2.68, erkek kız oranı 1.3 idi. Dört hastada RDS (%57), 1 hastada konjenital kistik adenoid malformasyon (KKAM) mevcuttu ve hastaların hepsine mekanik ventilasyon değişik sürelerde uygulandı. Pnx sağda 3 (%42.9), bilateral 4 (%57.1) vakada mevcuttu. Ortalama drenaj süresi yaşayan olgularda 5 gündü (3-6gün). Vakaların hiç birinde amnion sıvısında mekonyum saptanmadı. Toplam 3 hastanın 2’ sinde ASD, 1 KKAM, 1 dişi psödohermafroditizm (21  hidroksilaz eksikliğine bağlı) olmak üzere 4 ek anomali vardı (Tablo 1). Toplam 7 olgudan 4’ü (% 57.1) kaybedildi, bunlardan 3’ü (% 75) preterm idi. Kaybedilen 4 olgudan 3 tanesinde pnömotoraks iki taraflıydı (% 75).


TARTIŞMA

Pnx zayıf veya defektif alveolde artan intrapulmoner basınç nedeniyle oluşan rüptür sonucu gelişir. Gözlem altındaki bir hastada aniden gelişen solunum sıkıntısı, dinlemekle solunum seslerinin tek veya iki taraflı alınamadığı, oksijen satürasyonlarının düştüğü veya ventilatör parametrelerinin yükseltilmek zorunda kalındığı durumlarda pnömotorakstan şüphelenilmelidir. Tanıda; hasta başında basitçe uygulanabilen translüminasyon testi bize yardımcı olurken, çoğunlukla ön-arka veya yan akciğer grafisi yeterlidir. Yenidoğan akciğer grafisinde geniş hiperlusan bir görüntünün obstrüktif amfizem, KKAM, geniş pnömatosel, pnömotoraks, diyafragma hernisi ve kompansatuar hiperinflasyon nedeniyle olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Cerrahi bir patolojiden şüpheleniliyorsa ayırıcı tanı için bilgisayarlı tomografi yapılmalıdır. Altta yatan MAS, konjenital pnömoni, nazokomial pnömoni + SGS gibi akciğer patolojileri, pulmoner hipoplazi, konjenital diyafragma hernisi gibi yüksek ventilasyon basıncına ihtiyaç gösteren hastalıkların tedavisine ikincil gelişmektedir. Prematüre ve primer akciğer hastalığı bulunan olgularda morbitide ve mortalite matür ve idiopatik pnömotoraksli olgulardan daha yüksektir. Çalışmamızda semptomatik Pnx en sık prematüre (%71.4) bebeklerde görülmüştür, mortalitenin yine bu grupta yüksek olması dikkat çekici ve literatür bilgileri ile uyumludur. Serimizde görülme sıklığı 1:25000-1:35000 arasında değişen KKAM’a (Tip 1) bir olguda rastlanılmıştır. Basit akciğer kitleleri, KKAM, bronkojenik kistlerin pnömotoraksla karışabileceği ve bunlarda toraks drenajı işleminin bazen ölümle sonuçlanabileceği unutulmamalıdır.

Serimizde mortalite % 57.1 olarak bulunmuştur. Kaybedilen olguların büyük bir kısmı (% 75) prematüre ve iki taraflıydı. Sonuç olarak yenidoğan pnömotoraks olgularında mortalitenin prematürite ve iki taraflı pnömotorakslarda yüksek seyrettiği saptanmıştır.


KAYNAKLAR

1- Oldham K, Colombani PM, Foglia RP, Skinner MA. Principles and Practice of Pediatric Surgery. Lippicott Williams & Wilkins, Philadelphia; 2005, 49-66.

2- Behrman RE, Vaughan VC, Nelson WE. Textbook of Pediatrics. 15. Ed, W. B. Saunders Philadelphia, Pennsylvania, 1996; 1254-1257.

3- Avery M. A., Taeusch, H. W. Schaffer s Diseases of the Newborn, WB Saunders Comp, Philadelphia, 1984; 154-161.

4- Kuhns LR, Bednarek FJ, Wyman ML ve arkadaşları. Diagnosis of pneumothorax or pneumomediastenum in neonates by transillumination. Pediatrics 1975; 56: 355-360.

5- Swischuk L, John S. Differential Diagnosis in Pediatric Radiology. Baltimore, Williams and Wilkins 1995; 17-24.

6- Gaise G, Sang Oh K. Spontaneous pneumothorax in cystic Adenoid Malformation. Pediatr Radiol 1983; 13: 281-286.

7- İlçe Z, Gündoğdu G, Ilıkkan B, Celayir S. Yenidoğan pnömotorakslı olgularda mortalite ve morbiditenin değerlendirilmesi. Cerrahpaşa Tıp Dergisi, 2002; 33: 185-188.

8- Alter SJ. Spontaneous pneumothrax in infants: a 10 year review. Pediatr Emerg Care. 1997; 13: 401-403.

9- Yeker D. Çocuk Cerrahisi, Avrupa Tıp Kitapçılık Ltd. Şti, İstanbul, 2005; 203-212.