PP-029 | Ülkemizde hekimlerimizin ve ailelerin, demir ve D vitamini profilaksisi konusundaki tutumları nedir?

Şahin Murat, Erkek Atay Nilgün, Yöney Aysel, Karacan Can Demir
Dr. Sami Ulus Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Ankara

GİRİŞ-AMAÇ

Gelişmekte olan ülkelerde, D vitamini yetersizliğine bağlı rikets ve demir eksikliğine bağlı anemi halen önemli bir sorunu oluşturmaktadır. Ülkemizde, D vitamini yetersizliği ve nutrisyonel raşitizmin sıklığının %1,7-19 arasında değiştiği bildirilmektedir. D vitamini yetersizliği ve demir eksikliği konusunda, birinci basamak sağlık personeli ve anneler başta olmak üzere toplum eğitimine önem verilmesi gerekmektedir.

Anne sütünün 1 litresinde 12-60 İÜ D vitamini bulunmakta ve bu miktar bebeklerin günlük 400 İÜ olan gereksinimini karşılamamaktadır. Ülkemizde D vitamini uygulaması için önerilen yol,genellikle günde 400 IU D vitaminin 15. günde başlanılıp 1 yıl süreyle uygulanmasıdır

Bebeklerin 6. aya doğru, anneden geçen demir depoları azalmaktadır. İlk altı ayda hızlı ağırlık artışıyla dolaşan kanın hacmi de artmaktadır ve vücut daha çok demire ihtiyaç duyduğu için demir depoları çabuk tüketilmektedir. Anne sütü demir içeriği düşüktür (0.2-0.8 mg/L). Bu demirinin emilimi %50 oranındadır. NACG(İnternational Nutritional Anemia Consultative Group) tarafından, term bebeklere 4-6. aydan itibaren, preterm bebeklere ise 2. aydan itibaren, en az 1 yaşına kadar demir desteği yapılması önerilmektedir.

Bu çalışmada, ülkemizde ailelerin ve hekimlerimizin, demir ve D vitamini profilaksisi konusundaki tutumlarını ve bunu etkileyen faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır.


YÖNTEM-GEREÇLER

Hastanemizin genel pediatri polikliniğine başvuran ve 1 yaş altında çocuğu olan, 200 aileyle konuşularak bir anket formu dolduruldu. Bebeklerinin kaç aylık olduğu, cinsiyeti, ailenin kaçıncı çocuğu, beslenme şekli, aşılarının düzenli yapılıp yapılmadığı, kronik bir hastalığının olup olmadığı ve bebeğin daha önce hastanede yatıp yatmadığı sorgulandı. Ebeveynlerin eğitim düzeyleri ve sosyal güvenceleri öğrenildi. Ailelere, profilaksiden haberleri olmaları ve haberleri olanların demir ve D vitamini profilaksisi kullanmaları, kullananların doz ve süresini doğru bilmeleri, profilaksinin hangi ayda başlandığı ve düzenli olarak hergün verilip verilmediği soruldu.

Elde edilen verilerin analizi, SPSS 11.5 paket programında yapıldı. Sürekli ölçümlü değişkenler ortanca (minimum-maksimum) biçiminde gösterilirken kategorik değişkenler frekans (%) şeklinde ifade edildi. Kategorik karşılaştırmalar için Ki-Kare veya Fisher’in doğruluk testi kullanıldı. P <0,05 için tüm sonuçlar istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi.


BULGULAR

Çalışmaya alınan bebeklerin özellikleri tablo 1'de görülmektedir.

Ailelerin profilaksi konusundaki tutumları tablo 2'de özetlenmiştir.

D vitamini ve demir profilaksisi başlanma ayları ve yüzdeleri tablo 3 ve 4'de gösterilmiştir. Çalışmaya alınan bebeklerde, önerildiği gibi 15 günlükken D vitamini ve 4.ayda demir desteği başlanma yüzdeleri, sırasıyla %35,3 ve %25,9 bulunmuştur. D vitamini 15 günlükken başlananların 28(%47,5)’sine sağlık ocağında, 27(%45,8)’ine ise eğitim araştırma hastanelerinde başlanmıştı. 2 aylıkken başlananların 67(%82,7)’sine sağlık ocağında başlanmıştı. 2.ayını doldurmuş ve ilk aşısı yapılmış olan, ancak profilaksi başlanılmayan hastaların 10 (%12,5)’luk kısmına D vitamini profilaksisi eğitim hastaneleri tarafından başlanılmıştı. Düzenli aşıları yapılan ve 6 ayını doldurmuş olan hastaların %98,2’sine D vitamini başlanmıştı. Demir desteğini 4-6 ay arasında başlayan bebeklerin 12(%66,7)’sine sağlık ocağı, 3(%16,7)’sine eğitim araştırma hastaneleri tarafından profilaksi başlanmıştı. Düzenli aşıları yapılmış olup, 6. ayını doldurmuş, ancak demir desteği başlanılmamış olan 14(%16,8) hastanın 9(%60)’ına sağlık ocağı, 5(%33,3)’ine ise eğitim hastaneleri tarafından başlanmıştı.

D vitamini ve demir profilaksisi alma ile kronik hastalık varlığı, hastanede yatmış olma, beslenme şekli, cinsiyet, sağlık güvencesi, anne ve babanın eğitim düzeyi ve ailenin kaçıncı çocuğu olduğu gibi faktörler arasındaki ilişki ve istatistiksel önemleri tablo 5 ve 6'da verilmiştir.




Tablo 1.
Toplam:200
Yaş (ay ):6 ay ( 1-12 )
Cinsiyet:78 (% 39) Kız
122 (%61) Erkek
Çocuk sayısı:87 (%43,5) tek çocuk
100 (%50) 2-3 çocuk
13 (%6,5) 4’den fazla çocuk
Hospitalizasyon öyküsü:55 (%27,5) öykü var
145 (%72,5) öykü yok
Kronik hastalık varlığı:29 ( %14,5) var
171 ( %85,5) yok
Düzenli aşılanma:200 (%100)
Beslenme şekli:90( %45) anne sütü(AS)
20(%10) mama
56(%28) AS+ mama
34 (%17) ek gıda
20(%10) hiç anne sütü almamış
59(%29,5) en az 4-6 ay anne sütü almış
Ebeveynin eğitim durumu:9 (%4,5) eğitimsiz
188( %94) ortoöğretim
3 (%1,5) üniversite
Sosyal güvence:18 (%9) sosyal güvence yok
93 (%46,5) SSK
68 (%34) Yeşil kart
18 (% 9) Bağkur
3 (%1,5) Emekli sandığı
Çalışmaya alınan bebeklerin demografik özellikleri

Tablo 2.
Özellikler:D Vitamini profilaksisiDemir profilaksisi
Profilaksi alma
sayı ( yüzde )
167 (%83,5)54 (%27)
Başlandığı ay: Ortalama ( minumum-maksimum)1 ay (0,25-9 )4 ay (1-10)
Doğru miktarda verme:sayı ( yüzde )145 (%86,8)40 (%74)
Profilaksi süresini bilme:sayı ( yüzde )74 (%44,3)26 (%48,1)
Her gün, düzenli verebilme:sayı(yüzde )149 (%89,2)49 (%90,7)
Profilaksiden haberli olma:sayı ( yüzde )179 (%89,5)92 (%46)
Haberli olmasına rağmen kullanmama:
sayı ( yüzde )
12 (%6)38 (%19)
Bebeklerin D vitamini ve demir profilaksisi alma özellikleri

Tablo 3.
D vitamini başlananan aySayı (%)
15. gün59 (35,3)
1.ay46 (27,5)
2.ay35 (21)
3.ay9 (5,4)
4.ay8 (4,8)
5.ay2 (1,2)
6.ay5 (3)
7.ay1 (0,6)
8.ay1 (0,6)
9.ay1 (0,6)
D-vitmini başlanma ayları ve yüzdeleri


Tablo 4.
Demir başlanan ay:Sayı (%)
1.ay9 (16,7)
2.ay9 (16,7)
3.ay3 (5,6)
4.ay14 (25,9)
5.ay4 (7,4)
6.ay6 (11,1)
7.ay3 (5,6)
8.ay1 (1,9)
9.ay2 (3,7)
10.ay3 (5,6)
Demir başlanma ayları ve yüzdeleri:

Tablo 5.
Cinsiyet:Kızların 68(%87,2) alıyor
Erkeklerin 99(%81,1)alıyor
P:0,262
Çocuk sayısı:Tek çocuk:74(%85,1)
2-3 çocuk:84 (%84)
4 ve üstü:9 (%69,2)
p:0,351
Anne sütü verme süresi:Hiç almayan:15 (%75)
4aydan az alan:47 (%79,7)
4-6 ay alan:62 (%84,9)
6 aydan fazla alan:43(%86,9)p:0,380
Beslenme:Anne sütü:75 (%83,3)
Mama:16 (%80)
As+ mama:46 (%82,1)
Ek gıda:30 (%88,2)
P:0,848
Düzenli aşılama:165 (%82,8)
Hospitalizasyon:47(%85,5)
Kronik hastalık:24 (%82,8)
Annenin eğitimi:Yok:4 (%44,4)
Ortaöğretim:161 (%85,6)Üniversite:2 (%66,7)
P:0,04
D-vit profilaksisi almayı etkileyen faktörler:

Tablo 6.
Cinsiyet:Kızların 19 (%24,4)
Erkeklerin 35 (%28,7) alıyor
P:0,501
Çocuk sayısı:Tek çocuk:23 (%26,4)
2-3 çocuk:28 (%28)
4 ve üstü:3 (%23,1)
p:0,920
Beslenme:Anne sütü:19 (%21,1)
Mama:5 (%25)
As+ mama:15 (%26,8)
Ek gıda:15 (%44,1)
P:0,083
Düzenli aşılama:54 (%27)
Hospitalizasyon:18(%32,7) p:0,261
Kronik hastalık:10(%34,5) p:0,326
Annenin eğitimi:Yok:3 (%33,3)
Ortaöğretim:49 (%26,1)Üniversite:2 (%66,7)
P:0,264
Demir profilaksisi almayı etkileyen faktörler

TARTIŞMA

Çalışmaya alınan bebeklerde, önerildiği gibi 15 günlükken D vitamini ve 4.ayda demir desteği başlanma yüzdeleri, sırasıyla %35,3 ve %25,9 bulunmuştur. Bunların D vitamini için %47’si, demir için %66,7’si sağlık ocağında başlanmıştı. Bu yüzdelerin, olması gerekenden çok düşük olduğu görülmektedir. Ancak 2. ayda bebekler aşı için getirildiğinden, hekime ancak bu dönemde başvurmaktadır. 2. ayda D vitamini başlanılma yüzdesi daha yüksek bulunmuş olması, buna bağlanabilir. Aşı zamanına kadar başka bir neden yoksa, doktora getirilmeyen bebeklerin profilaksileri önerildiği gibi 15 günlükken başlanılamamaktadır. Bu nedenle doğum sonrasında ailelere, doktor tarafından profilaksinin anlatılması gerekmektedir.Aşılaması düzenli olarak yapılmış bebeklerin 6. ay bitiminde %98,2’si D vitamini alıyordu. Bu sonuç D vitamini desteği konusunda hekimlerin bilinçli olduğunu göstermektedir. Ancak demir profilaksisinin önerildiği gibi 4 aylıkken başlanılmaması, hekimlerin bu konuda daha az duyarlı olduğunu göstermektedir. Çünkü 6. aya kadar ailelerin %99’u düzenli olarak bebeklerini aşıya getirmelerine rağmen, demir desteği az bir kısmına başlanmıştı. Bununla birlikte, ailelerin %86,5’inin D vitamini ve %57,6’sının demir desteğinden haberi vardı. Haberli olupta kullanmayan çok az bir kısmı oluşturuyordu. Bu sonuç, eğer ailelere doktor tarafından profilaksi anlatılırsa, büyük oranda profilaksiyi uyguladıklarını göstermektedir. Ailelerin profilaksiyi doğru miktar ve uygun sürede, her gün verebilmeleri incelendiğinde; doğru bilgilendirme olduğunda olumlu sonuçlar alındığı görülmektedir. Profilaksiden haberli olan grupta, doğru miktarda ve her gün verebilme yüzdeleri yüksekti. Çalışmaya alınan ailelerin çoğunluğunun profilaksi süresini bilmemesi, hekimlerimizin bu konuda ailelere yeterli bilgi veremediğini düşündürmektedir. Bu nedenle aileler, profilaksi başlanılmış olsa bile, süresini bilmediği için devam etmemekte ve elindeki ilaç bittikten sonra profilaksiyi kesmektedir.

Annenin eğitim durumu,bebeğin cinsiyeti, bebeğin beslenme şekli, ailenin kaçıncı çocuğu olduğu, kronik hastalık varlığı ile hastanede yatmış olma profilaksi vermeyi etkilemiyordu. Beklenildiği gibi kronik hastalığı olan ve hastanede yatmış olan bebeklerde profilaksi alma yüzdelerinin daha yüksek olması gerekirken, istatistiksel olarak bir fark olmaması(p=0,646) ilginç bulunmuştur. Bu durum, hekimlerimizin profilaksi konusunda daha duyarlı olması gerektiğini düşündürmektedir.

Profilaksi açısından ailelerin sosyal güvencelerinin farklı olması, istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştı. Bu durum, TC. Sağlık Bakanlığınca demir ve D vitamini desteğinin ücretsiz olarak tüm bebeklere verilmesi konusundaki projelerine bağlanabilir. Devlet tarafından profilaksi ücretsiz olarak karşılandığı için, profilaksinin uygun zamanda başlanılması ve takibi, biz hekimlere düşmektedir.


SONUÇLAR

Demir eksikliği anemisi ve rikets, günümüzde en sık görülen halk sağlığı sorunlarındandır. Bu nedenle hekimlerimizin bu konuda bilinçli ve daha duyarlı olmasına ihtiyaç vardır.

Sonuç olarak, hekimler tarafından demir ve D vitamini eksikliğinin önlenmesi için, tüm çocukların belirli aralıklarla büyüme ve gelişmeleri izlenmeli, anne babaları beslenme ve bakım konularında eğitilmeli, gerekli vitamin ve mineral destekleri sağlanmalı ve erken tanı olanaklarından yararlandırılmalıdırlar. Demir ve D vitamini desteğini başlamak değil, sürdürmek önemlidir. Bu nedenle, ailenin yakından izlenip desteklenmesi, yeterli emilim sağlanabilmesi için ilaç alma kurallarına uyulması, profilaksi süresi ve miktarı doğru anlatılması ve denetlenmesinin hekim tarafından daha duyarlı bir şekilde yapılması gerekmektedir.


KAYNAKLAR

1. Hatun Ş, Bereket A, Çalıkoğlu AS, Özkan B. Günümüzde D vitamini yetersizliği ve nutrisyonel raşitizm. Sürekli Tıp Eğitimi Dergisi 2003; 1112:40835.

2. Pehlivan İ, Hatun Ş, Aydoğan M, Gökalp AS. Gebeliğin son üç ayında ve süt çocukluğunda D vitamini düzeylerini etkileyen faktörler ve D vitamini desteğinin değerlendirilmesi. VI. Ulusal Pediatrik Endokrinoloji Kongresi, Eylül 2001, Kayseri. Kongre kitabı, s.57.

3. Alagol F, Shihadeh Y, Boztepe H, et al. Sunlight exposure and vitamin D deficiency in Turkish women. J Endocrinol Invest 2000; 23:1737.

4. Holick MF. Vitamin D. In: Shills ME, Olson JA, Shike M, Ross CA, eds. Modern Nutrition in Health and Disease. 9nd ed. Baltimore: Williams & Williams, 1999: 32945.

5. Specker BL, Valanis B, HertzbergV, Edwards N, Tsang RC. Sunshine exposure and serum 25 hydroxyvitamin D concentration in exclusively breastfed infants. J Pediatr 1985; 107: 3726.

6. Hochberg Z, Bereket A, Davenport M, et al. Consensus development for the supplementation of vitamin D in childhood and adolescence. Horm Res 2002; 58:3951.

7. American Academy of Pediatrics. Clincal Report: Prevention of Rickets and Vitamin D Deficiency: New Guidelines for Vitamin D. Pediatrics 2003; 111:90811.

8. Pehlivan İ, Hatun Ş, Aydoğan M, Gökalp AS. Gebeliğin son üç ayında ve süt çocukluğunda D vitamini düzeylerini etkileyen faktörler ve D vitamini desteğinin değerlendirilmesi. VI. Ulusal Pediatrik Endokrinoloji Kongresi, Eylül 2001, Kayseri. Kongre kitabı, s.57.

9-Stoltzfus RJ, Dreyfuss ML. Guidelines for the use of iron supplements to prevent and treat ıron deficiency anemia. INACG(İnternational Nutritional Anemia Consultative Group), 2003

10-Arvas A, Elgörmüş Y, Gür E, Alikaşifoğlu M, Çelebi A. Iron status in breast-fed full-term infants. Turk J Pediatr 2000; 42: 22-26. 11-Glader B. Anemia’s of inadequate production. In: Nelson WE, Behrman RE, Kliegman RM, Arwin AM (eds). Textbook of Pediatrics (17th ed). Philadelphia: WB Saunders, 2004: 1610-1611.