9 Eylül 2010 Perşembe
 
 
   Üyelik İşlemleri
E-Posta:
Parola:

   Form
Türkiye Milli Pediatri Derneği
Ankara Cinnah Caddesi
35/6 Çankaya / Ankara, Türkiye
Tel: 0 312 438 19 34
Faks: 0 312 438 19 35


  Dünya Emzirme Haftası (14.08.2009)

“Dünya Emzirme Haftası” 1992 yılından beri tüm dünyada Ağustos ayının ilk haftasında kutlanmaktadır. Türkiye Milli Pediatri Derneği Önceki Başkanı, Yenidoğan Bebek (Neonatoloji) Derneği Başkanı ve Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Yurdakök, bu hafta nedeniyle yaptığı açıklamada, anne sütü ile beslenmeyen çocuklarda ölümlerinin, anne sütü ile beslenenlere göre 4-6 kat daha fazla olduğunu, Dünya Çocuklara Yardım Fonu UNICEF’in tahminlerine göre yaşamının ilk altı ayında yalnız anne sütü ile beslenememe nedeniyle her yıl 1.3 milyon çocuk öldüğünü belirtti.

Anne sütü ile beslenmenin bebek için sayılamayacak kadar fazla yararı vardır. Her şeyden önce bebekte hastalığa yol açabilecek mikropları içermez. Bebeği zatüre, bronşit, orta kulak iltihabı, ishal, idrar yolu enfeksiyonları ve menenjit gibi enfeksiyon hastalıklarından korur. Bebeğin bağışıklık sisteminin geliştirir, aşıların etkenliğini artırır. Her zaman taze ve içilmeye hazır, “bedava” besindir. Mamalarda olduğu gibi hazırlama, koruma, taşıma meselesi yoktur, biberon gibi araçlar gerekli değildir. Bebeğe her yerde kolaylıkla verilebilir. Her zaman uygun sıcaklık olan beden ısısındadır. Bebek için ideal birleşime sahiptir, bebeğin tüm ihtiyaçlarına göre ayarlanmıştır. İçerdiği enzimler sindirimi kolaylaştırır, karın ağrısı, gaz sancısı ve kabızlık az sıklıkta görülür. Pişik ve benzeri birçok cilt sorunları az görülür. Anne sütü bebek için doğal bir ağrı kesici ve sakinleştiricidir.  Anne sütü emen bebeklerin beyin gelişimi daha sağlıklı ve zeki oldukları bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

Anne sütü ile beslenme yalnız çocuklarda değil, yaşamın ileri dönemlerinde de yararlıdır. Anne sütü ile beslenen çocukların ileriki yaşamlarında daha sağlıklı, hastalıklara karşı daha dirençli, hatta bazı kanserlere daha da az yakalandıkları saptanmıştır. Anne sütü ile beslenen çocuklarda aşırı şişmanlık, şeker hastalığı, damar sertliği, koroner kalp hastalıkları, hipertansiyon, bronşit, astım, alerji, psikoljik rahatsızlar daha az görülmektedir.

Anne sütüyle beslenme annenin sağlığı açısındanda da önemlidir. Emziren annelerde doğum sonrası kanamalar büyük ölçüde az görülür, rahmin hızla küçülmesini sağlar. Emziren annelerde meme, yumurtalık ve rahim kanseri daha az görülür. İleri yaşlarda kemik erimesi (osteoporoz) tehlikesini azaltır. Bütün bunları ötesinde emzirmek annenin ruhsal gelişimi ve sağlığı için de son derece yararlıdır.

Doğumdan hemen sonra bebeğe “ağız sütü” mutlaka verilmelidir. Bu sütün miktarı azsa da içerdikleri bebeğin gereksinimi olan her şeydir. Bu nedenle şekerli su, mama, inek sütü ya da başka bir besin verilmemelidir. Bu besinler bebekte doygunluk hissi yaratmakta, bebeğin emme isteğini ve gücünü azaltarak, daha sonra bol anne sütü gelmesini önlemektedir.

Doğumdan sonraki ilk yarım saat içinde, bebek çıplak olarak annenin memesine konup, emzirilmeye başlanmalıdır. Annenin sütünün bol olması için bu “yarım saatlik” süre çok önemlidir. Bu sürenin geçirilmesi emzirmenin yetersiz olmasına yol açmaktadır.

Bebek belirli zaman aralıklarıyla değil, istedikçe ve istediği süre emzirilmelidir. Emzirme sırasında en fazla uyarıyı emzirilen meme aldığından, her emzirmede bir meme emzirilerek tamamen boşaltılmalıdır. Bunun bir nedeni de bir memeden gelen sütün emzirmenin başında ve sonunda farklı olmasıdır; emzirmenin sonuna doğru gelen süt daha yağlı olduğundan bebekte daha iyi doygunluk hissi olur. Bir meme boşalmadan, diğer memenin emzirilmemesi, hem iki memenin de tam olarak boşalmamasına ve buna bağlı olarak süt yapımının azalmasına, hem de daha “sulu” süt alan bebeğin doymamasına neden olur. Esasında bebekler emmeye başladıktan sonra beş dakika içinde o memeden alabilecekleri sütün çoğunu alırlar. On beş yirmi dakika kadar emzirildikten sonra bebekler annenin göğsü üzerine yatırılarak emme sırasında yuttukları hava mutlaka çıkarılmalıdır. Aksi takdirde midede biriken bu hava kusmaya veya karın ağrısına neden olabilir.

Bebek ilk altı ay sadece anne sütüyle beslenmelidir. Bu süre içinde vitamin dışında su dahil ek hiçbir şey verilmemelidir. Doktora danışmadan, bebek doymuyor diye hemen bir mama cverilmemelidir. Bebeklerde ailk altı ay içinde ek besinlere başlanması başta ishal gibi enfeksiyon hastalıklarının daha sık ve ağır geçirilmesine neden olmaktadır.

Bugün tüm bilimsel çevrelerce bebek altı aylık olduktan sonra, ek besinler başlanarak emzirmeye bebek “iki yaşına kadar” devam edilmesi önerilmektedir. İlginç olan anne sütü ile beslenmeye iki yıl devam edilmesinin Kur’an-ı Kerim’de de belirtilmesidir. Bakara Suresi’nin 233. Ayeti’nde “… Anneler çocuklarını tam iki yıl emzirirler. Onların örfe uygun olarak beslenmesi ve giyiminin sorumluluğu babaya aittir …” denilmektedir. Burada anne sütü ile beslenmeye iki yıl devam edilmesinin yanı sıra en önemli konu, emzirmenin sorumluluğunun yalnız anneye ait olması, annenin emzirdiği süre boyunca eşi tarafından desteklenmesi, en iyi şekilde beslenmesinin ve giyiminin sağlanmasıdır.


 
   Anket
Web sayfasını nasıl buldunuz?